SONDAKİKA

4. Uluslararası Odun Dışı Orman Ürünleri Sempozyumu

Bu haber 04 Ekim 2018 - 15:45 'de eklendi ve kez görüntülendi.

BURSA (AA) – Orman Genel Müdürlüğü Odun Dışı Ürün ve Hizmetler Daire Başkanı Emin Şimdi,180 yıllık teşkilatın hep ağaca baktığını belirterek, "Hep yukarı baktık, hiç aşağı inmedik. Geleneksel bir yapımız var. Ne zaman ki aşağı baktık, müthiş bir potansiyelimiz olduğunu ve bunu kaçırmamamız gerektiğini gördük." dedi.

Şimdi, Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Orman Fakültesi tarafından Mimar Sinan Yerleşkesi'nde düzenlenen "4. Uluslararası Odun Dışı Orman Ürünleri Sempozyumu"nda, 15 yıldır Türkiye'de müthiş şeyler olduğunu söyledi.

Orman Genel Müdürlüğünün köklü bir yapısı olduğunu bildiren Şimdi, "Biz, 180 yıllık bir teşkilatız ama hep ağaca baktık. Hep yukarı baktık, hiç aşağı inmedik. Geleneksel bir yapımız var. Ne zaman aşağı baktık ki müthiş bir potansiyelimiz olduğunu ve bunu kaçırmamamız gerektiğini gördük." diye konuştu.

Şimdi, sağlık ve tamamlayıcı tıp sektöründe artık doğal ürünlere yönelmenin söz konusu olduğuna dikkati çekerek, "Belli bir dönem kimyasal ve sentetik ilaçlar hayatımıza çok girdi, girdirdiler. Avrupa'da, gelişmiş ülkelerde, tıbbi ve aromatik bitkileri kullanıyorlar. Bizim sülüğü, hacamatı bize anlatıyorlar. Bizim geçmişte atalarımızın, dedelerimizin kullandığı, yaptığı bitkilerden elde ettiği 'kocakarı' dediğimiz ilaçlarımızı, hacamatı, sülüğü bize anlattılar." diye konuştu.

Dünya defne ihracatının yüzde 90'ının Türkiye'nin tekelinde olduğunu aktaran Şimdi, "Avrupa, bizden alıp işliyor ve bize geri gönderiyor. İlaç, kozmetik ürünleri, parfüm yapıyorlar. Biz 1 kuruşa satıyoruz, 50-100 dolara geri alıyoruz." ifadesini kullandı.

Şimdi, odun dışı orman ürünlerinde müthiş bir potansiyel ve enerji olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

"Bu potansiyel, akademisyenler, özel sektör ve bürokratların dokunuşlarıyla çok daha iyi hale gelecek. Planlı bir üretim, kontrol altında yurt içi ve yurt dışına pazarlama noktasında bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Dünyada 27 arı ırkı var. Bunların 5 tanesi Türkiye'ye özgü. Türkiye, bal üretiminde kovan bakımından dünyada 2-3. sıralarda olmasına rağmen buradan yeterince gelir elde edemiyor. Çünkü markalaşıp sağlam ve kaliteli bir markayla piyasaya çıkamıyoruz."